Fenerbahçe tribünlerinde neler oluyor?

Bu yazının amacı herhangi bir tribün grubunu detaylı anlatmak değildir. Fenerbahçe tribün gruplarını ve içlerinde en büyük grup olan Genç Fenerbahçeli’leri anlatmak veya suçlamak da değildir. Zaten uzun uzun anlatmaya gerek yok. Fenerbahçe’yi takip eden herkes Fenerbahçe tribün gruplarını tanır.

Bugün yönetim karşıtlığı yapan malum tribün grubu, 2000’li yılların başında yılında gene yönetim tarafından, aslında tamamen iyiniyetle ve ”Güçlü Fenerbahçe-Güçlü Tribün” için oluşturulmuştur. Tribünleri etkisiz ve coşkusuz bulan Başkan, aynı Avrupa stadlarında olduğu gibi Kadıköy’de seyirci baskısının sonucu etkilediği bir atmosfer arzulamış ve bu yüzden bu tribün grubuna onay vermiştir. 2005-2007 arası artık bu grubun kontrol dışı kaldığı, bilet karaborsasına varan eylemlerde bulunduğu ve Fenerbahçe dış dinamiklerinin manipülasyonuyla hareket ettiği ve rant düşkünlüğü ortaya çıkınca bir daha Fenerbahçe Yönetimiyle yıldızı barışmamıştır.

FB yönetiminde geçmişte hizmette bulunmuş ve sonra Başkanla ters düşüp muhalif olmuş şahıslar ile, kendini Konuşan Fenerbahçeliler diye adlandıran bir takım yönetim muhalifi sosyal medya tayfasının adlarının son dönemde Tribün Gruplarıyla anılması ne kadar tesadüf değilse, gene taze olarak MAA’nın gene bu gruplar tarafından başkan adayı ”iyi Fenerbahçeli” olarak parlatılması da bir o kadar tesadüf değildir.

Peki Başkan ve yönetim ile kavga eden malum tribün grubunun derdi sadece Fenerbahçe midir?  Yönetime ”Fenerbahçe’nin menfaati için istifa edin” deme kuvvetini nereden alıyorlar? Alex’i malzeme olarak kullanan bu grubun şimdi de Emre’yi aynı şekilde kullanmaya çalışması nedendir? ”Yönetim İstifa” demelerinin nedeni saf Fenerbahçe aşkı mıdır? Sulh içinde takımı desteklemek varken alıp veremedikleri nedir?

TRİBÜN GRUPLARININ ÖRGÜTLENMESİ

Bunun için bir örnek inceleyeceksek, GFB’nin aslında şapka çıkartılması gereken örgütlenmesine bakmakta fayda var. 13 senede yurtiçi yurtdışı 100 civarında temsilcilik, 23 Üniversitede UNİ örgütlenmeleri, Avrupada Europe adıyla temsilcilikler, Angels adıyla bayan grubu, liseliler grubu ve benzeri alt gruplar! Beğensek de beğenmesek de başardıkları iş az buz bir iş değil! Bu grubun kendi tüzüğü var, kuvvetli bir örgütlenme ağı var,  kendi adına satılan tekstil ürünleri var, kısacası üyelerden öyle veya böyle akan bir para var ! Üyelerin çoğunluğunu 17-25 yaşında bir yere ait olma, toplumsal kimlik sahibi olma hevesindeki gençler oluşturuyor. Fenerbahçe üzerinden bir üstkimlik yaratıyorlar kendilerine.

Şimdi düşünün; Yurtiçi-yurtdışı 100 tane şube-temsilcilik var. Sanal alam üyelerini bir kenara bırakın. Sadece İstanbul- Ankara-İzmir gibi büyük şehirler dışında temsilciliklerinin her birinde sadece 100’er üye olduğu düşünün. Bu 10.000 üye yapar. Buna büyük şehirlerden de 20.000 kişi ekleyin. İşte 30.000 kişiye ulaştınız. İyimser bir tahminle her GFB üyesinin bir senede gruba 200 TL bıraktığını düşünün, bunu neticede bir Fan Club’e yardım-destek olarak düşünebilirsiniz. Ortaya çıkan rakam 6 Milyon TL’dir! Yani 3.3 Milyon Dolar! Bu yapılan hesaplamalar asgaride tutulmuş son derece basit ve düşük hesaplamalardır. Ve bu grubun FB’de ki muhalif gruplardan aldıkları ”iddaa” edilen muhtemel destekler bu hesaplara dahil değildir (Çünkü bunu reddediyorlar). Rakamlarla ve üye sayısıyla oynayarak kendiniz de farklı hesaplara ve rakamlara ulaşabilirsiniz, ucu açık! Yani kendi açıklamalarında söyledikleri gibi  ”3-5 atkı satışından” farklıdır durum! Yorumu size bırakıyorum.

ÖZELEŞTİRİ!

Peki yüz yıllık Çınar Fenerbahçe Kulübü buna nasıl mani olamıyor, rantın önünü kesip bu grubu tribünlerden söküp atmıyor diye düşünebilirsiniz! Bunun için öncelikle GFB örgütlenmesinin ne kadar kuvvetli olduğuna bakmanız gerekiyor. Köklü bir örgütlenmeyi çok kolay yok edemezsiniz. Yok etmeye çalışmanız mı lazım, yoksa kulübün yanında olmasını mı sağlamanız lazım konusu ayrı bir tartışma konusudur!

Ve burada Fenerbahçe Kulübünün Kurumsal iletişim konusunda geçmişteki eksiklikleri ortaya çıkıyor. Taraftarla olan ilişkisi sadece Fenerium, FBTV ve FB Kart ile sınırlı kalınca değişen şartlara ayak uydurmada problem yaşandığı aşikar.. Boşluğu tribün grupları dolduruyor ve sanki Fenerbahçe’nin resmi taraftar grubu olarak lanse ediyor kendisini.

ARA SONUÇ

Dünyanın heryerinde, büyük futbol takımlarının büyük taraftarı olur, Fan Club’ı olur, Ultras adı verilen grupları olur. Ama aslolan tribün birliğidir. ”Başkana kızdım, desteği kesiyorum ve muhalefet ediyorum” dersen bu iş Ultras geleneğiyle bağdaşmaz. Bir taraftar grubu, stadta bir diğer taraftaki Renkdaşlarına ‘Dışarda Allaha Emanet Olun” diye bağırıp tehdit eder mi? Bu normal mi?

Aslında Fenerbahçe’nin hep yanında olması gereken, tribün desteği ile sportif başarıyı herzaman ateşlemesi gereken bir tribün grubunun 100 yıllık kulübe muhalif duruşu çok üzücüdür. Aslolan Fenerbahçedir ve kötü geçen sportif sezonların muhasebesi sezon sonunda yapılır, sezon devam ederken değil! Eleştirilecek şeyler varsa sezon sonunda eleştirilir. ”Yok biz Fenerbahçe’ye değil Başkana muhalifiz’ söylemi ise abesle iştigaldir. Fenerbahçe Başkanı Fenerbahçe Kulübünü temsil eder. Bir tribün grubunun, Kulübün başkanıyla kavga içinde olması ne kadar doğru? Bir tribün grubunun, taraftarım diyenin durması gereken yer kulübünün yanı değil midir?

RESMİ FENERBAHÇE DERNEKLERİNİN ÖNEMİ

Önemli nedenlerden biri olarak da resmi Fenerbahçe Derneklerinin pek parlak olmayan durumunu bir incelemek lazım! 2005 yılında yönetim, taraftarın holiganlaşmasını engellemek için Resmi Fenerbahçe Derneklerini ikinci plana atıyor. Burada boşluğu gene tribün grupları  dolduruyor, Resmi Fenerbahçe Dernekleri Türkiye’nin her bölgesinde maalesef atıl kalıyor. Şu anda Fenerbahçe resmi derneklerinin çoğu, sanki sadece maçlara bilet talep eden kurumlar haline gelmiş gibi (verimli olanları tenzih ederim).  İşte bu noktada da, nasıl becerdiği ayrı tartışma konusu olan ‘örgütlenmesi’ ile en büyük tribün grubu olarak GFB devreye giriyor ve boşluğu dolduruyor!

Halbuki Resmi Fenerbahçe Dernekleri, Türkiye’nin heryerinde taraftarla iletişim için kullanılacak, gerektiğinde sivil toplum örgütü işlevi üstlenecek, sosyal yardım projeleri gibi aktiviteleri gibi etkinliklerle toplumda Fenerbahçe sepmatisi yaratacak, Fenerbahçeliler arasındaki sevgi bağını pekişrtirecek kuvvetli  ve aktif örgütlenmeler olmalı. Olacak mı? Umut var mı? Elbette var!

SON SÖZÜ HERZAMAN FENERBAHÇE SÖYLER

Fenerbahçe Spor Kulübü geleceği için önemli tarihi kararlar aldı ve Aziz Başkanın da belirttiği gibi geleceğini doğru olarak ”Kurumsallaşmada” gördü. Bu son derece doğru ve yerinde bir tespittir. Bunun için ilk adım olarak son derece yetkin CEO’muz Hasan Yılmaz kulübe kazandırıldı ve yapılanma hızla sürüyor. Fenerbahçe’nin geleceği emin ellerde. Sağlam kaynakları, kuvvetli finsansal ve kurumsal idaresi ile yıkılması zor bir kale olma yolunda emin adımlarla ilerliyor Fenerbahçe.

Geçilen şu zor dönemde takımına destek olan her Fenerbahçeli, yakında hem sahada, hem tribünlerde, hem de kurumsal yapıda çok kuvvetli bir Fenerbahçe Kulübü görecektir.

Evet, tarih gerçekten dik duranları yazacak ise , öncelikle Büyük  Fenerbahçe Taraftarını ve Başkan Aziz Yıldırım’ı yazacaktır.  Fenerbahçe Başkanıyla, Yönetimiyle, Hocasıyla, Takımıyla ve Büyük Taraftarıyla herzaman dimdik ayaktadır!

Fenerbahçe Tribünlerinde tarihsel yanlış içinde olanların en kısa zamanda bundan vazgeçip ‘Sadece Fenerbahçe’ demeleri ve biran önce tribünlerde barış ve birlik olması tüm Fenerbahçelilerin arzusudur.


About these ads
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s